
Bölge halkını ve turizmcileri sevindiren bu geri dönüş, Marmara Bölgesi’nden ziyaretçi akınına uğruyor.
Kuraklık Kabusu Yerini Coşkuya BıraktıGeçtiğimiz yıl yağışların yetersizliği, Uludağ’a düşen kar miktarının azlığı ve aşırı sıcaklar nedeniyle Saitabat Şelalesi tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşamıştı. Kuruma noktasına gelen ve ziyaretçilerini hüzünlü bir manzarayla karşılayan şelale, bu kış Uludağ ve eteklerine düşen etkili yağışların ardından özlenen görüntüsüne yeniden kavuştu. Kayalıklar arasına gizlenmiş bu kanyon, suların birikmesiyle birlikte yeniden gürlemeye başladı.
"Suyun Sesini Bile Özlemiştik"Bölge halkı ve yerel işletmeciler, şelalenin yeniden akmasını bayram havasında karşılıyor. Bölge esnaflarından Kemal Akçay, geçtiğimiz yaz yaşanan zorlu süreci şu sözlerle özetledi: "Uludağ’a kar az düşünce Saitabat en kötü dönemini yaşadı. Suyu kuruma noktasına gelmişti. Şu an coşkuyla akması bizleri çok mutlu ediyor. Önceki yılların gürlüğünü ve o sesi çok özlemiştik. Uludağ'ın eriyen karları ve kaynak suları kanyonda buluşup buraya ulaşıyor. İnşallah hep böyle akar." Marmara’nın Çekim Merkezi: İlkbaharda Rekor Beklentisi İstanbul, Kocaeli, Yalova ve Bilecik gibi çevre iller başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından turist çeken Saitabat, sadece bir doğa harikası değil, aynı zamanda bir lezzet durağı. Ziyaretçiler, orman havasında yöresel köy kahvaltısı yapabiliyor, Uludağ’ın buz gibi sularında yetişen balıkların tadına bakabiliyor ve atlı gezintilerle doğanın tadını çıkarabiliyor. Uzmanlar ve işletmeciler, karların tamamen erimesiyle birlikte ilkbahar aylarında su seviyesinin zirveye ulaşacağını öngörüyor.