
Türkiye’de çalışan sayısı artarken sektörler arasındaki ayrışma, beyaz yakalıların kariyer planları ve şirketlerin işe alım stratejileri açısından dikkat çekiyor. TÜİK’in Temmuz 2026 Ücretli Çalışan İstatistikleri’ne göre sanayi, inşaat ve ticaret, hizmet sektörlerinde toplam çalışan sayısı yıllık yüzde 1,7 artarak yaklaşık 16,4 milyona ulaştı.
Aynı dönemde finans ve sigorta faaliyetlerinde yüzde 3,1, danışmanlığı da kapsayan mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetlerde yüzde 3,0 artış yaşanırken bilgi ve iletişim sektöründe yüzde 1,1 gerileme kaydedildi. Bu farklılaşma, istihdamdaki genel büyümenin her sektörde aynı ölçüde fırsat yaratmadığını gösteriyor.
Teknoloji Geliştikçe Uzmanlığa Talep Artıyor
Türkiye’deki sektörel ayrışmanın yanı sıra, küresel araştırmalar da işverenlerin değişen yetkinlik beklentilerini ortaya koyuyor. PwC’nin Haziran 2026’da yayımladığı Küresel Yapay Zekâ İş Barometresi, bir milyardan fazla iş ilanını inceleyerek iki farklı pozisyon grubunu karşılaştırıyor. İlk grupta yapay zekâ rutin işleri üstlenirken çalışanlar uzmanlıklarıyla sonuçları değerlendirip karar veriyor. İkinci grupta ise teknoloji, işin daha az mesleki bilgi ve deneyimle yapılmasını sağlıyor. İlk gruptaki pozisyonlara yönelik iş ilanları, 2021’den bu yana ikinci gruba kıyasla iki kat hızlı büyüdü. Aynı dönemde ilk gruptaki ücret artış hızı da yüzde 42 daha yüksek gerçekleşti.
Araştırma, teknolojiyi kullanma becerisini mesleki deneyim, muhakeme ve liderlikle tamamlayan çalışanlara talebin güçlendiğine işaret ediyor. Türkiye’deki sektörel değişimi tek başına açıklamasa da veriler, işe alımda teknik bilgiyle birlikte sonuçları yorumlama, karar verme ve sorumluluk alma becerilerinin önemini gösteriyor.
İnsan Odaklı Dönüşüm Çalışana Yatırımla Başlıyor
İnsan kaynakları firması Gilda&Partners Kurucusu Jilda Bal, teknolojik dönüşümün çalışanların deneyiminden yararlanarak ve gelişimini destekleyerek ilerlemesi gerektiğini vurguluyor. Şirketlerin değişen görevleri çalışanlarla birlikte tanımlaması, eğitimleri günlük işlerle ilişkilendirmesi ve yöneticilerin ekiplerine rehberlik etmesi, insan odaklı yaklaşımın temelini oluşturuyor.
Bal, işe alımda teknoloji bilgisinin yanında adayın insanları anlama, güven kurma ve doğru karar verme becerilerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Mevcut çalışanlara yeni beceriler ve kurum içi kariyer fırsatları sunmak da deneyimli yeteneklerin korunmasını destekliyor. Bal’a göre, bu yaklaşımı benimseyen kurumlar, teknolojinin sağladığı verimliliği çalışanların gelişimine ve müşteri ilişkilerinin güçlenmesine dönüştürebilecek.
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı