
1915 yılının o tarihi sabahında, dönemin en modern ve "yenilmez" olarak adlandırılan devasa İtilaf donanmasının Çanakkale Boğazı’na girmesiyle başlayan amansız mücadele, Türk askerinin sarsılmaz imanı ve vatan sevgisiyle büyük bir bozguna dönüştü. Boğaz’ın sularına gömülen zırhlılar, sadece birer demir yığını değil, aynı zamanda emperyalist güçlerin İstanbul’a ulaşma hayallerinin de sonu oldu.
Harekatın kırılma noktası, Yüzbaşı Tophaneli Hakkı Bey komutasındaki Nusret Mayın Gemisi’nin, düşman gemilerinin manevra hattına büyük bir gizlilikle bıraktığı 26 mayın oldu. Karanlık liman harekatıyla döşenen bu mayınlar, dünyanın en güçlü donanmalarını çaresiz bırakırken; Seyit Onbaşı’nın insanüstü bir gayretle sırtladığı 215 kilogramlık mermiyi topun ağzına sürerek Ocean zırhlısını saf dışı bırakması, savaşın kaderini belirleyen en simgesel anlardan biri olarak tarihe geçti. Türk tabyalarından yükselen kararlı ateş ve Mehmetçik’in iman gücüyle dolu "ölürsem şehit, kalırsam gazi" anlayışıyla sergilediği mukavemet, düşman gemilerini geri çekilmeye zorladı.
Bu eşsiz zafer, sadece askeri bir başarı olmanın ötesinde, bir milletin topyekun dirilişinin ve bağımsızlık azminin dünyaya ilanıdır. Çanakkale’de sergilenen bu tarihi direniş, Milli Mücadele’nin ilk kıvılcımını ateşlerken, Yarbay Mustafa Kemal’in askeri dehasını ve liderliğini tüm dünyaya kanıtlamıştır. 111 yıl sonra bugün, Gelibolu Yarımadası’nın her karış toprağında ve Boğaz’ın derin sularında bu kahramanlık destanının izleri hala ilk günkü tazeliğini korumaktadır. Türk milleti, "Çanakkale Geçilmez" mührünü tarihin kalbine kazıyan aziz şehitlerini ve kahraman gazilerini, minnet ve rahmetle yad etmeye devam ediyor.
HABER: Yiğit Medya Grubu Genel Koordinatörü İrem Sönmezoğlu