
14 yaşındaki bir çocuğun 10 canı hayattan kopardığı saldırının yankıları sürerken, anne Pınar Peyman Mersinli’nin tavırları soruşturmanın odağına yerleşti. Okulun rehberlik servisinin, küçük failin psikolojik durumuyla ilgili aileyle görüşme çabalarının her seferinde sonuçsuz kaldığı öne sürüldü.
"Zeki Olduğu İçin Uyumsuz" Savunması
İddiaya göre, okulun rehber öğretmeni Ejder İ., İ.A.M.’nin sergilediği kaygı verici davranışlar üzerine anneyi defalarca aradı. Ancak anne Mersinli'nin, bu uyarıları reddettiği ve hatta bir görüşmede öğretmenin yüzüne telefonu kapattığı iddia edildi. Ailenin, çocuklarının durumunu bir rahatsızlık olarak değil, "Aşırı zeki olduğu için çevresine uyum sağlayamıyor" şeklinde tanımlayarak profesyonel desteğe kapılarını kapattığı belirtiliyor. Kısa süreli gözaltının ardından serbest bırakılan annenin bu yaklaşımı, tutuklanan polis babanın ifadeleriyle de paralellik gösteriyor.
Sınıf Arkadaşının İfadesi: "Sırası Kan İçinde Kalırdı"
Okulda İ.A.M. ile aynı sınıfı paylaşan öğrencilerden G.İ.’nin anlattıkları ise sınıftaki sessiz çığlığın boyutlarını gözler önüne serdi. Failin okulda sürekli uyuduğunu ve ana dilinden daha iyi İngilizce konuştuğunu belirten G.İ., tüyler ürperten şu detayları paylaştı:
"Sınıf sessizleştiğinde aniden ağlamaya başlardı. Derste bir şeye üzüldüğünde kalemle kollarını deşer, sırası ve çantası kan içinde kalırdı. 5. sınıftayken çantasını boynuna dolayarak kendini boğmaya çalıştığını gördük. Hatta saldırıdan birkaç gün önce arkadaşlarına okulu basacağını söylemiş ama herkes bunu yine bir tuhaflık sanıp gülüp geçmiş."
İstiklal Marşı Töreninde Baygınlık Numarası
Failin okul içindeki davranışlarının son dönemde iyice ağırlaştığı, bir keresinde İstiklal Marşı töreni sırasında aniden yere yığılarak baygınlık taklidi yaptığı da tanık ifadelerine yansıdı. Tüm bu sinyallere rağmen, babasına ait 5 ayrı silahla okula gelip bu katliamı gerçekleştirmesi, bireysel silahlanmanın ötesinde bir "takip ve denetim" faciasını işaret ediyor.
Süreç Nasıl İlerliyor?
Olayda biri öğretmen 9 kişinin (toplamda 10 can kaybı) yaşamını yitirdiği saldırıyla ilgili olarak, silahların sahibi olan polis baba Uğur Mersinli tutuklu yargılanıyor. Savcılık, okulun rehberlik servisinin tuttuğu tutanaklar ile ailenin bu tutanaklara verdiği (veya vermediği) yanıtları birleştirerek ihmal ağını deşifre etmeye çalışıyor.
Eğitim kurumlarında "riskli öğrenci" protokollerinin ne kadar hayati olduğu, Kahramanmaraş’taki bu acı örnekle tüm Türkiye’nin gündemine oturdu.