SON DAKİKA
Hava Durumu

Global Energy Monitor Raporu Kömür Enerjisindeki Çelişkiyi Ortaya Koydu

Haber Giriş Tarihi: 21.05.2026 12:24
Haber Güncellenme Tarihi: 21.05.2026 12:24
Kaynak: Kapsül
Global Energy Monitor Raporu Kömür Enerjisindeki Çelişkiyi Ortaya Koydu

 Global Energy Monitor’ün yeni raporu küresel enerji dönüşümünde giderek belirginleşen bir çelişkiyi ortaya koyuyor: Elektrik üretimi için kömür kullanımında düşüş yaşanmasına rağmen, 2025 yılında kömürlü termik santrallerin kurulu gücü artmaya devam etti.

Dünyadaki kömür santrallerinin durumuna ilişkin en kapsamlı rapor olan ve bu yıl 11. kez yayımlanan “Yükseliş ve Çöküş 2026” raporuna göre, 2025 yılında küresel kömür kurulu gücü yüzde 3,5 arttı, ancak kömürden sağlanan elektrik üretimi yüzde 0,6 azaldı.

Bu ayrışma, en belirgin şekilde kömürlü termik santrali inşaatlarının yüzde 95’inin gerçekleştiği Çin ve Hindistan'da görüldü. Buralarda rekor kıran rüzgar ve güneş enerjisi kapasite artışları, santral kurulumlarının son on yılın en yüksek seviyesine ulaşmasına rağmen kömürü devre dışı bırakarak yeni talebin neredeyse tamamını karşıladı.

Rapora göre kömür kullanımında kalıcı bir dönüşüm başladı. En kirli fosil yakıt olan kömürden uzaklaşma eğiliminin, Hürmüz Boğazı’ndaki jeopolitik gelişmelerin yol açtığı kısa vadeli enerji piyasası dalgalanmalarından çok daha kalıcı olduğu vurgulanıyor.

Latin Amerika 2025'te yeni kömür santrali inşa etmeme kararı alan bölge statüsüne ulaştı ve Güney Kore kömürü tamamen terk etme taahhüdünde bulundu.

Global Energy Monitor’un Küresel Kömür Santrali Takip Sistemi Proje Yöneticisi Christine Shearer, şöyle konuştu:

“2025 yılında dünya daha fazla kömür santrali inşa etti, ancak kömür kullanımını azalttı. Gelişmeler de tek bir bölgede yoğunlaştı; kömürlü termik santrali inşaatlarının %95’i şu anda Çin ve Hindistan’da gerçekleşiyor ve bu ülkeler bile kömürü yerinden edecek kadar hızlı bir şekilde güneş ve rüzgâr enerjisi tesisleri inşa ediyor. 2026’ya doğru ilerlerken karşımıza çıkan temel zorluk, alternatiflerin bulunmaması değil, enerji sistemleri kömürden giderek uzaklaşırken bile kömürü gerekli gören politikaların devam etmesidir.”

Türkiye kömürü “zirvede” bırakmalı

COP31’e ev sahipliği ve başkanlık yapacak Türkiye’de, 2015 yılında 70’in üzerinde olan kömürlü termik santrali projesinden geriye yalnızca Afşin ve Elbistan A kömürlü termik santraline eklenmek istenen iki ünite projesi kaldı. Bu projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararına yönelik açılan davada, bilirkişi heyeti, projenin kamu yararı taşımadığı sonucuna vardı. Şubat 2026’da sunulan ikinci bilirkişi raporu da projenin “uygun olmadığı” yönündeki değerlendirmeyi teyit etti.

Sivil toplum örgütleri, COP31 Başkanı Türkiye’nin kömürü “zirvede” bırakarak değişimi evinde başlatmasını talep ediyor.

Fosil Yakıtların Ötesi Ağı (Beyond Fossil Fuels) Kampanyacısı Duygu Kutluay şöyle konuştu:

“Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacağı ve başkanlığını üstleneceği bir yılda hâlâ yeni kömürlü termik santrallerde ısrar etmesi son derece kaygı verici. Sadece iklim eylemi değil enerji güvenliği açısından da güçlü bir liderliğin gerektiği bu dönemde Türkiye, kömür başta olmak üzere fosil yakıtlardan uzaklaşmaya dair net planlar ortaya koyarak, doğayla uyumlu, toplumun parçası olarak yarar sağlayabileceği tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarına dair bir enerji sistemine dayalı enerji dönüşümünü planlamalı. Kamu kaynaklarıyla gerileyen bir sektörü ayakta tutmaya çalışmak bu dönüşümü sadece geciktiriyor ve kıymetli kamu kaynaklarının halkı desteklemek yerine şirketleri ayakta tutmaya çalışarak israf olmasına neden oluyor. Anlamlı bir COP başkanlığı için Türkiye’nin atacağı en net adım, kömürü zirvede bırakmak olacaktır.”

Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe) Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Elif Cansu İlhan şöyle konuştu:

“İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’na (COP) ilk kez başkanlık yapacak olması sebebiyle, uluslararası iklim gündeminde gözlerin Türkiye üzerinde olduğu bir yıldayız. Türkiye, kalan son termik santral projesi olan Afşin-Elbistan A’nın ek ünitelerini iptal ederek COP31 başkanlığına güçlü bir başlangıç yapabilir. Yeni kömür santrali projesi kalmaması önemli bir adım olsa da, ülkenin asıl ihtiyacı, devlet teşvikleriyle ayakta kalabilen ve yüksek arıza oranıyla çalışan termik santral filosu için kademeli bir kapatma programı. Adil geçiş ilkeleri çerçevesinde oluşturulacak bir kömürden çıkış programı, iklim hedefleri ve enerji güvenliği açısından öneminin yanında, kömür bölgelerinde istihdam ve kalkınmayı destekleyerek bölge halklarının refah düzeyini artırabilir ve ülke ekonomisini destekleyebilir.”

2025’in başlıca gelişmeleri şöyle:

2025’te dünya çapında kömürlü termik santrallerden elektrik üretimi gerilemesine rağmen toplam kömürlü termik santrali kurulu gücü artışını sürdürdü. Küresel kurulu güç %3,5 oranında artarken, kömürden üretilen elektrik %0,6 azaldı; bu durum, kurulu güç ile fiilî üretim arasındaki farkın giderek açıldığını ortaya koydu.Kömürden elektrik üretimindeki en belirgin düşüşler, yüksek düzeyde yeni kapasite devreye alınmasına rağmen Çin ve Hindistan’da gerçekleşti. Çin’de kömür kurulu gücü %6 artarken üretim %1,2 azaldı. Hindistan’da ise kurulu güç %3,8 artmasına rağmen üretim %2,9 geriledi. Her iki ülkede de rüzgâr ve güneş enerjisi, artan talebin büyük bölümünü karşılayarak kapasite artışı ile üretim düşüşü arasındaki farkın büyümesine katkı sağladı.Çin’de 2025 yılında yeni ve yeniden gündeme alınan kömürlü termik santrali projeleri toplam 161,7 GW ile tarihsel bir zirveye ulaştı. Ülkede proje aşamasında bulunan kömür kurulu gücü 500 GW’ın üzerinde.Hindistan’da 2025 yılında 27,9 GW yeni ve yeniden gündeme alınan kömürlü termik santrali projesi mevcut. Ülkede inşaat öncesi planlama aşamasında 107,3 GW, inşaat halinde ise 23,5 GW kurulu güç bulunuyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde kaydedilen rekor artışlar sonucunda toplam kurulu gücün yarısından fazlası fosil yakıt dışı kaynaklara kaymış olmakla birlikte, Hindistan hükümeti önümüzdeki yedi yıl içinde 100 GW ilave kömür kapasitesi hedefi belirledi.Küresel ölçekte 2025 yılında kapatılması planlanan kömürlü termik santral ünitelerinin yaklaşık %70’i planlandığı şekilde kapatılmadı. Bu oran, Avrupa Birliği’nde %69, ABD’de ise %59 seviyesinde. AB’de resmi kömürden çıkış taahhütleri sürmekle birlikte, gecikmeler büyük ölçüde 2022–2023 enerji krizi sırasında alınan erteleme kararlarının devamı niteliğinde. ABD’de ise santral kapatmalarının ertelenmesi, federal düzeyde alınan kararlarla eski kömürlü termik santrallerinin işletmede tutulmasına yönelik doğrudan müdahalelerle ilişkili.Çin ve Hindistan dışındaki kömürlü termik santrali inşaatları, 2025 yılında küresel inşaat kapasitesinin sadece %5'ine gerileyerek rekor seviyede düştü.Endonezya’da kömürlü termik santrali filosu 2025 yılında %7 oranında büyüdü; bu artışın yaklaşık dörtte biri nikel ve alüminyum işleme faaliyetlerine hizmet eden özel kömürlü termik santrallerinden kaynaklanıyor. Ülke ayrıca, toplam 11 GW düzeyindeki önerilen kurulu güç ile Çin ve Hindistan’ın ardından küresel ölçekte üçüncü sırada yer alıyor.Türkiye’de, ülkenin yaklaşan COP31 iklim konferansına ev sahipliği ve başkanlığı hazırlıkları sürerken, 2015 yılında 70’in üzerinde olan kömür santrali projesinden geriye yalnızca bir aktif proje kaldı.Hindistan dışındaki Güney Asya ülkelerinde kömür arzı büyük ölçüde ithalata bağımlı kalmaya devam ediyor. Pakistan, fosil yakıt piyasalarındaki dalgalanmalara karşı daha istikrarlı bir alternatif sunan dağıtık güneş enerjisini hızla yaygınlaştırırken; Bangladeş, fosil yakıt tedariki ve teknik altyapıya ilişkin sorunlarla karşı karşıya kaldı ve henüz kayda değer bir yenilenebilir enerji kapasitesi oluşturamadı.Endonezya dışındaki Güneydoğu Asya’da devreye alınan yeni kömür kurulu gücü üst üste üçüncü yıl düşüş gösterdi. Bununla birlikte, 2026 yılında beklenen gaz arz kesintileri bazı ülkeleri mevcut kömür kapasitesine daha fazla bağımlı hale getirme riski taşıyor.Afrika kıtasında ise kömür projeleri ağırlıklı olarak Zimbabve ve Zambiya’da yoğunlaşmakta olup, bu iki ülke bölgedeki yeni kömür projelerinin yaklaşık üçte ikisini oluşturuyor.

Global Energy Monitor’un yanı sıra, raporun ortak yazarları arasında The Africa Just Transition Network (AJTN), ARAYARA International Institute, Bangladesh Working Group on Ecology and Development (BWGED), CEE Bankwatch Network, Beyond Fossil Fuels, Centre for Research on Energy and Clean Air (CREA), Chile Sustentable, Climate Action Network (CAN) Europe, Coastal Livelihood and Environmental Action Network (CLEAN), Dhoritri Rokhhay Amra (DHORA), E3G, The Institute of Lawyers for the Protection of the Environment (INSAPROMA), Kiko Network, POLEN Transiciones Justas, Policy Research Institute for Equitable Development (PRIED), Razom We Stand, Reclaim Finance, Solutions for Our Climate (SFOC), Trend Asia, and Waterkeepers Bangladesh (WKB) yer alıyor.

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kaynak: Kapsül

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.