SON DAKİKA
Hava Durumu

#İstanbul

- İstanbul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Güzel Oyuncu Ceren Güzin Sönmez'den Kültür - Sanat Atağı Haber

Güzel Oyuncu Ceren Güzin Sönmez'den Kültür - Sanat Atağı

İstanbul’da yaşamını sürdüren ve oyunculuk performansıyla beğeni toplayan Sönmez; kültür, sanat ve geziyi tek bir potada eriten yeni dijital platform ve televizyon programıyla izleyici karşısına çıkacak. Ekrandan Kültür Elçiliğine "Gelsin Hayat Bildiği Gibi" dizisindeki performansı ve son dönemde yer aldığı sinema projeleriyle tanınan Ceren Güzin Sönmez, kamera önündeki tecrübesini bu kez içerik üreticiliği ve sunuculukla birleştiriyor. 28 yaşındaki genç sanatçı, sanatın ve keşfetmenin birleştirici gücüne odaklanan yeni projesiyle hem dijital dünyada hem de geleneksel medyada iddialı bir çıkış yapmayı hedefliyor. Disiplinlerarası Bir Platform: Sanat ve Gezi Bir Arada Sönmez’in üzerinde çalıştığı yeni dijital platform programı, sadece bir gezi rehberi olmanın ötesine geçerek, gidilen yerlerin tarihsel dokusunu, yerel sanatçılarını ve kültürel miraslarını derinlemesine inceleyen bir yapıya sahip olacak. Uluslararası ve yerel rotada yürütülecek olan projede; sergiler, atölye çalışmaları, gizli kalmış kültürel rotalar ve dünya mutfağı Sönmez'in enerjik sunumuyla izleyiciye aktarılacak. Televizyon Dünyasına Yeni Bir Soluk Dijital platformla eş zamanlı olarak hayata geçecek olan televizyon programı ise, izleyiciyi ekran başında bir kültür yolculuğuna çıkaracak. Klasik gezi programı kalıplarını yıkmayı amaçlayan format, sanatın günlük yaşamla olan bağını vurgularken, genç neslin estetik bakış açısını da ekranlara taşıyacak. "Amacımız Keşfetme Arzusunu Tetiklemek" Projesinin hazırlık aşamasında kreatif süreçlere bizzat dahil olan Ceren Güzin Sönmez, yeni girişimiyle ilgili yakın çevresine verdiği demeçlerde; sanatın ulaşılabilir olması gerektiğini ve her seyahatin bir öğrenme süreci olduğunu vurguluyor. İstanbul’un kaotik ama ilham verici yapısından beslendiğini belirten Sönmez, projesinin ilk bölümleri için çekim takviminin yoğun bir şekilde devam ettiğini ifade etti. Sektör temsilcileri, Sönmez’in oyuncu kimliğinin getirdiği avantajla, kültür-sanat haberciliğine daha samimi ve estetik bir boyut kazandıracağı görüşünde birleşiyor. Ceren Güzin Sönmez Kimdir? 1998 yılında dünyaya gelen Ceren Güzin Sönmez, oyunculuk kariyerine çeşitli dizi ve film projeleriyle başladı. "Biaz: Kara İyenin Laneti" gibi tür sineması örneklerinin yanı sıra sevilen televizyon dizilerinde rol aldı. İstanbul’da yaşayan Sönmez, oyunculuğun yanı sıra disiplinlerarası sanat dallarıyla ve dijital içerik üretimiyle de yakından ilgileniyor. Haber: Yiğit Medya Grubu Genel Koordinatörü İrem Sönmezoğlu

Saitabat Şelalesi’nin Sesi Geri Döndü Haber

Saitabat Şelalesi’nin Sesi Geri Döndü

Bölge halkını ve turizmcileri sevindiren bu geri dönüş, Marmara Bölgesi’nden ziyaretçi akınına uğruyor. Kuraklık Kabusu Yerini Coşkuya Bıraktı Geçtiğimiz yıl yağışların yetersizliği, Uludağ’a düşen kar miktarının azlığı ve aşırı sıcaklar nedeniyle Saitabat Şelalesi tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşamıştı. Kuruma noktasına gelen ve ziyaretçilerini hüzünlü bir manzarayla karşılayan şelale, bu kış Uludağ ve eteklerine düşen etkili yağışların ardından özlenen görüntüsüne yeniden kavuştu. Kayalıklar arasına gizlenmiş bu kanyon, suların birikmesiyle birlikte yeniden gürlemeye başladı. "Suyun Sesini Bile Özlemiştik" Bölge halkı ve yerel işletmeciler, şelalenin yeniden akmasını bayram havasında karşılıyor. Bölge esnaflarından Kemal Akçay, geçtiğimiz yaz yaşanan zorlu süreci şu sözlerle özetledi: "Uludağ’a kar az düşünce Saitabat en kötü dönemini yaşadı. Suyu kuruma noktasına gelmişti. Şu an coşkuyla akması bizleri çok mutlu ediyor. Önceki yılların gürlüğünü ve o sesi çok özlemiştik. Uludağ'ın eriyen karları ve kaynak suları kanyonda buluşup buraya ulaşıyor. İnşallah hep böyle akar." Marmara’nın Çekim Merkezi: İlkbaharda Rekor Beklentisi İstanbul, Kocaeli, Yalova ve Bilecik gibi çevre iller başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından turist çeken Saitabat, sadece bir doğa harikası değil, aynı zamanda bir lezzet durağı. Ziyaretçiler, orman havasında yöresel köy kahvaltısı yapabiliyor, Uludağ’ın buz gibi sularında yetişen balıkların tadına bakabiliyor ve atlı gezintilerle doğanın tadını çıkarabiliyor. Uzmanlar ve işletmeciler, karların tamamen erimesiyle birlikte ilkbahar aylarında su seviyesinin zirveye ulaşacağını öngörüyor.

Koza Buluşmaları'nda Seray Şahiner Rüzgarı Haber

Koza Buluşmaları'nda Seray Şahiner Rüzgarı

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Koza Buluşmaları, edebiyat dünyasının önemli isimlerini okurlarla buluşturmaya devam ediyor. Koza Kütüphane’de gerçekleşen ve Hakan Akdoğan’ın moderatörlüğünü üstlendiği söyleşinin bu ayki konuğu çağdaş Türk edebiyatının sevilen kalemlerinden Seray Şahiner oldu. “Suskunluğun Aile Albümü: Vatan Millet Samatya” başlıklı etkinlikte Şahiner, edebiyata bakış açısını, yazarlık serüvenini ve son romanının ortaya çıkış hikayesini anlattı. Söyleşiyi, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Furkan Yavuz ve çok sayıda edebiyatsever ilgiyle takip etti. “KARAKTERİN YOLCULUĞU BAŞLADIĞI YERE DÖNER” Konuşmasına Bursa ile olan kişisel bağına değinerek başlayan Seray Şahiner, 41 yıl önce Zübeyde Hanım Doğumevi’nde dünyaya geldiğini hatırlattı. Doğduğu kente bir yazar olarak gelmekten mutluluk duyduğunu belirten Şahiner, çocukluğuna dair bir anısını şu sözlerle paylaştı: “Karakterin yolculuğu hep başladığı yere döner. Dönerken de bir şeyler öğrenmiş oluyor. Annem yıllarca bana doğduğum hastanenin ilk çocuğu olduğumu, ayak izimin alınıp duvara asıldığını anlattı. Hatta ‘Bu insanlık için küçük, dünya için büyük bir adım’ denildiğine inandırdı. 13 yaşında bunun, çocuğun kendini önemsemesi için yapılmış bir şaka olduğunu öğrendim. Ancak o yaşa kadar bu his bana iyi gelmişti.” Son kitabı Vatan Millet Samatya üzerinden Türkiye’nin yakın tarihine, göç olgusuna ve değişen toplumsal yapıya değinen Şahiner, romanın 1970’lerden 1993’e uzanan bir İstanbul anlatısı olduğunu ifade etti. Şahiner, kitaptaki karakterlerin yaratım sürecinde dönemin siyasi atmosferinden ve medyasından beslendiğini vurguladı. “MİZAH HEM SİLAH HEM ATEŞKES” Yazım dilindeki mizah unsurlarına da değinen Şahiner, mizahı zorluklarla baş etmede bir savunma mekanizması olarak gördüğünü belirtti. Mutsuzluk propagandasının çok hızlı yayıldığına dikkat çeken Şahiner, “Mizah hem silah hem ateşkes. Kriz anlarında gülmek zorunda kalıyoruz. Çok neşeli olduğumuz için değil, bazen öfkeli olduğumuz için bunu yapıyoruz. O biat edilmiş kasvet hali insanı içten içe örseliyor” değerlendirmesinde bulundu. Gazetecilik geçmişinin romanlarındaki diyalog yapısını güçlendirdiğini belirten Şahiner, insanların doğal konuşma ritmini yakalamak için yaptığı gözlemleri aktardı. Röportajlarında insanların nerede duraksadığını, nerede bağlaç kullandığını analiz ettiğini söyleyen yazar, “Karakter benden ne kadar uzaksa, o kadar iyi bir yazara dönüşüyorum. Onları konuştururken bildiklerimi sadece benim bilmem, karakterlere büyük laflar ettirmemem gerekiyor” ifadelerini kullandı. Söyleşinin sonunda katılımcıların sorularını da yanıtlayan Seray Şahiner’e, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Furkan Yavuz günün anısına hediye verdi. Yazar Şahiner, okurları için kitaplarını da imzaladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.