SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kuraklık

- Kuraklık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kuraklık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’nın Barajlarında “Beyaz Bereket” Sevinci: Doluluk Oranı Yükseliyor Haber

Bursa’nın Barajlarında “Beyaz Bereket” Sevinci: Doluluk Oranı Yükseliyor

Bursa’nın Barajlarında “Beyaz Bereket” Sevinci: Doluluk Oranı Yükseliyor ​BURSA – Geçtiğimiz yılın yaz ve sonbahar aylarını ciddi bir kuraklık baskısı altında geçiren Bursa, kış aylarında yüzünü güldüren yağışlarla nefes aldı. Ocak ve Şubat aylarında etkili olan kar yağışları, kentin su ihtiyacını karşılayan barajlarda beklenen yükselişi sağladı. ​Kuraklık Endişesi Yerini Umuda Bıraktı ​Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi’nden (BUSKİ) alınan güncel verilere göre, şehrin içme suyu ihtiyacını sırtlayan Doğancı ve Nilüfer barajlarında ortalama doluluk oranı %69,27 seviyesine ulaştı. ​Sadece birkaç hafta öncesine bakıldığında tablonun ne denli hızla değiştiği daha net görülüyor. 17 Şubat tarihinde kayıtlara geçen %50,83’lük doluluk oranı, son yağışlarla birlikte yaklaşık %20’lik bir artış göstererek kentin su güvenliği açısından kritik bir eşiği aşmış oldu. ​"Kar Suyu" Seviyeyi Daha da Yükseltecek ​Yetkililer, yılın ilk günlerinden itibaren etkili olan yağışların baraj havzalarını beslediğini vurgularken, asıl artışın önümüzdeki günlerde yaşanacağına dikkat çekiyor. Dağlık kesimlerde biriken kar kütlelerinin havaların ısınmasıyla birlikte eriyerek barajlara akması sonucu, su seviyelerinin maksimum kapasiteye yaklaşması öngörülüyor. ​Özetle: Bursa, zorlu geçen kuraklık döneminin ardından "beyaz bereket" sayesinde önümüzdeki yaz dönemi için daha güvenli bir noktaya ulaştı. Ancak uzmanlar, yağışlara rağmen su tasarrufu bilincinin korunması gerektiğinin altını çiziyor.

İznik Gölü'nde Korkutan Tablo Haber

İznik Gölü'nde Korkutan Tablo

Kıyı şeridindeki dramatik gerileme ekosistemi tehdit ederken, gözler bölgedeki sanayi tesislerinin kontrolsüz su kullanımına çevrildi. "Fabrikalarda Su Saati Bile Yoktu" İznik Gölü’ndeki çekilmenin sadece iklim kriziyle açıklanamayacağını belirten İznik Ziraat Odası Başkanı Vedat Çakar, çarpıcı iddialarda bulundu. Özellikle Gemlik hattındaki fabrikaların göl suyunu yoğun şekilde kullandığını vurgulayan Çakar, şu ifadeleri kullandı: "Gemlik Gübre Fabrikası 2004’te özelleşti ancak 2021 yılına kadar su pompalarında saat bile yoktu. Yıllarca ne kadar su çekildiğini kimse bilmiyor. 2021’de yıllık 10 milyon metreküp anlaşma yapıldı ancak geçmişin hesabı belirsiz. DSİ kuraklık önlemi olarak tarımsal sulamadan tasarruf yapıyor; oysa tarım bu ülkenin can damarıdır, asıl tasarruf sanayiden başlamalıdır." Bölge Ekonomisi ve Ekosistem Alarm Veriyor Göl seviyesindeki düşüş sadece doğayı değil, bölge halkının geçim kaynaklarını da doğrudan vuruyor: Su seviyesinin düşmesiyle av sahaları daralıyor, ekolojik denge bozulurken balıkçılık sekteye uğruyor. Bölgenin en büyük geçim kaynağı olan tarımsal sulamada kısıtlamalar yaşanırken, kıyı şeridindeki çekilme, sahil işletmelerini ve yerel turizm hareketliliğini durma noktasına getirdi. İznik ve Orhangazi ilçeleri için hayati önem taşıyan göldeki bu çekilmenin durdurulması için denetimlerin artırılması ve su yönetim politikalarının yeniden gözden geçirilmesi bekleniyor.

Küçük Venedik Şahlandı Haber

Küçük Venedik Şahlandı

Yaz aylarında kuraklık tehlikesiyle suları 1 metreye kadar çekilen gölde, yağışlar ve Uludağ’daki karların erimesiyle derinlik 10 yıl aradan sonra ilk kez 10 metreyi aştı. Bursa’nın 2 bin 600 yıllık tarihi geçmişine sahip turizm merkezi Gölyazı köyünde, yükselen sular yerleşim alanlarına kadar ulaştı. Geçtiğimiz yıl kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kalan köy halkının "Gölümüzü mü kaybediyoruz?" endişesi, yerini şaşkınlığa bıraktı. Göl sularının sokak aralarına girmesi ve kafelerin renkli merdivenlerini yutmasıyla köy, "Küçük Venedik" unvanını yeniden kazandı. Balıkçı tekneleri su baskını riskine karşı yüksek noktalara çekilirken, köy içindeki bazı ara yollar tamamen su altında kaldı. Biyolojik Çeşitlilik ve Kuş Cenneti Yeniden Canlandı Onlarca farklı kuş türüne ev sahipliği yapan Uluabat Gölü’ndeki su yükselişi, yaban hayatı için de can suyu oldu. Küçük karabatak, tepeli pelikan, alaca balıkçıl ve sakarmeke gibi türlerin uğrak noktası olan göl; turizm ve kadın balıkçıların sürdürdüğü yerel balıkçılık faaliyetleri açısından hayati önem taşıyor. Hem turizm hem de balıkçılıkla geçinen Gölyazı halkı, suların yükselmesini büyük bir memnuniyetle karşıladı. Yetkililer, 10 yıl aradan sonra gelen bu rekor seviyenin bölgedeki ekosistemi güçlendireceğini ve önümüzdeki turizm sezonunda Gölyazı’ya olan ilginin artacağını öngörüyor.

Saitabat Şelalesi’nin Sesi Geri Döndü Haber

Saitabat Şelalesi’nin Sesi Geri Döndü

Bölge halkını ve turizmcileri sevindiren bu geri dönüş, Marmara Bölgesi’nden ziyaretçi akınına uğruyor. Kuraklık Kabusu Yerini Coşkuya Bıraktı Geçtiğimiz yıl yağışların yetersizliği, Uludağ’a düşen kar miktarının azlığı ve aşırı sıcaklar nedeniyle Saitabat Şelalesi tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşamıştı. Kuruma noktasına gelen ve ziyaretçilerini hüzünlü bir manzarayla karşılayan şelale, bu kış Uludağ ve eteklerine düşen etkili yağışların ardından özlenen görüntüsüne yeniden kavuştu. Kayalıklar arasına gizlenmiş bu kanyon, suların birikmesiyle birlikte yeniden gürlemeye başladı. "Suyun Sesini Bile Özlemiştik" Bölge halkı ve yerel işletmeciler, şelalenin yeniden akmasını bayram havasında karşılıyor. Bölge esnaflarından Kemal Akçay, geçtiğimiz yaz yaşanan zorlu süreci şu sözlerle özetledi: "Uludağ’a kar az düşünce Saitabat en kötü dönemini yaşadı. Suyu kuruma noktasına gelmişti. Şu an coşkuyla akması bizleri çok mutlu ediyor. Önceki yılların gürlüğünü ve o sesi çok özlemiştik. Uludağ'ın eriyen karları ve kaynak suları kanyonda buluşup buraya ulaşıyor. İnşallah hep böyle akar." Marmara’nın Çekim Merkezi: İlkbaharda Rekor Beklentisi İstanbul, Kocaeli, Yalova ve Bilecik gibi çevre iller başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından turist çeken Saitabat, sadece bir doğa harikası değil, aynı zamanda bir lezzet durağı. Ziyaretçiler, orman havasında yöresel köy kahvaltısı yapabiliyor, Uludağ’ın buz gibi sularında yetişen balıkların tadına bakabiliyor ve atlı gezintilerle doğanın tadını çıkarabiliyor. Uzmanlar ve işletmeciler, karların tamamen erimesiyle birlikte ilkbahar aylarında su seviyesinin zirveye ulaşacağını öngörüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.