SON DAKİKA
Hava Durumu

#Özlem Bayar

- Özlem Bayar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özlem Bayar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doğa ile Adrenalin Arasındaki İnce İp: Bursa Kanyon Derneği’nden Güvenlik ve Keşif Dersler Haber

Doğa ile Adrenalin Arasındaki İnce İp: Bursa Kanyon Derneği’nden Güvenlik ve Keşif Dersler

Şehir hayatının beton duvarları arasında sıkışan modern insan için bir kaçış kapısı aralayan Bursa Kanyon ve Doğa Sporları Derneği (Kanyon Bursa), sadece bir spor kulübü değil, aynı zamanda bir yaşam okulu misyonu üstleniyor. "Canımızı birbirimize emanet ediyoruz" diyen Dernek Başkanı Şenol Demir ve Yönetim Kurulu Üyesi Yılmaz Ergül, kanyon sporunun bilinmeyenlerini, tehlikelerini ve büyüleyici dünyasını ajansımıza anlattı Dağcılık ve tırmanışın bir noktadan sonra sınırlarına ulaştığını belirten Bursa Kanyon ve Doğa Sporları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Demir, kanyon sporunun bambaşka bir disiplin ve ekip ruhu gerektirdiğini vurguluyor. İstanbul ve farklı illerden gelen uzmanlardan eğitim alarak eğitmenlik seviyesine ulaştıklarını ifade eden Demir, son dört yıldır Bursa’da profesyonel kanyon eğitimleri vererek yeni sporcular yetiştirdiklerini dile getirdi. Narlıdere’den Kanyonların Derinliğine: Zorlu Eğitim Süreci Eğitimlerin sadece teoride kalmadığını, pratik aşamasının hayati önem taşıdığını belirten Demir, süreci şu sözlerle aktardı: "Pratik eğitimlerimizi Narlıdere köyündeki 18-20 metrelik eğitim kayasında gerçekleştiriyoruz. Burada arkadaşlarımıza bileği kavrayan kauçuk tabanlı bot, emniyet kemeri, kask ve ip gibi hayati ekipmanların kullanımını öğretiyoruz. 'Emniyet bende!' komutu verilmeden iniş başlamaz. Bizde bir hata, tüm ekibi etkiler." "Yarıda Bırakma Lüksünüz Yok" Kanyon sporunu diğer doğa sporlarından ayıran en keskin çizginin "geri dönüşün imkansızlığı" olduğunu belirten Şenol Demir, "Bisiklete binmeye ya da koşmaya benzemez. Kanyona tüm ekiple girdiyseniz, güvenli bir şekilde hep birlikte bitirmek zorundasınız. Bir arkadaşınız sakatlandığında onu orada bırakıp yardım getirmeye gitme lüksünüz yok. Kolektif bir yaşam mücadelesi veriyoruz," dedi. Demir, 2006 yılında Valla Kanyonu’nda ayağı kırılan bir sporcuyu 1.5 kilometre boyunca açık alana taşıyarak helikopterle tahliye ettikleri anıyı, güvenliğin önemine örnek olarak gösterdi. Doğanın Görünmez Tabloları ve Beklenmedik Riskler Ayvaini Mağarası gibi doğa harikalarını dünyada çok az insanın görebildiğini belirten Demir, doğanın sanatına duyduğu hayranlığı şu sözlerle özetledi: "Dünyanın en yetenekli ressamını getirseniz o tabloyu çizemez." Ancak bu güzelliğin yanı sıra risklerin de her zaman var olduğunu hatırlatan başkan, 135 metrelik bir iniş sırasında yakalandığı 4.5 şiddetindeki deprem anısını paylaştı: "Doğal ortamda vahşi hayvanların bölgesindesiniz. Bir hayvanın fırlattığı taş ya da bir deprem, küçük heyelanlara neden olabilir. Önemli olan bu riski, birbirini seven ve canını emanet edebilen bir ekiple yönetmektir." Uluslararası Buluşmalar ve Keşif Raporları Dernek, sadece Bursa ile sınırlı kalmayıp Türkiye genelinde de lokomotif görevi görüyor. Geçtiğimiz yıl Manisa Sipil Dağı Yarıkkaya Kanyonu’nda düzenlenen festivalde 16 Türk derneği ve İranlı bir ekiple 300 kişilik dev bir organizasyona imza atıldı. Mersin Kestel Batı Kolu kanyonunda 4 gün 4 gece süren geçişler gibi zorlu faaliyetler yürüten ekip, gidilmemiş kanyonları keşfederek teknik raporlarını (iniş sayısı, su durumu, giriş-çıkış koordinatları) Wicilock gibi platformlar üzerinden diğer sporcularla paylaşıyor. Yılmaz Ergül: "Kanyon Geçişi Bir Mühendislik İşidir" Yönetim Kurulu Üyesi Yılmaz Ergül ise bu sporun sadece adrenalin değil, ciddi bir planlama işi olduğuna dikkat çekti. Bilgi paylaşımında seçici olduklarını ve her kanyonun öncesinde muhtarlarla görüşülüp ön araştırma yapılması gerektiğini belirten Ergül, "Mart ayı itibarıyla faaliyetlerimizi planlıyoruz. Bu işi maddi kazanç kapısı olarak gören sahte rehberlere karşı dikkatli olunmalı. Bizde her şey kolektif bir çalışma ve büyük bir incelikle planlanır," ifadelerini kullandı. Maddi Kaygı Değil, Güvenlik Öncelikli Son olarak derneğin kar amacı gütmediğini vurgulayan Başkan Şenol Demir, talep edilen cüzi ücretlerin sadece malzeme ve yol giderleri için olduğunu belirtti. 3400 kiloya kadar dayanıklı özel iplerle en yüksek güvenlik standartlarında spor yaptıklarını söyleyen Demir, 8 yıllık süreçte ciddi bir kaza yaşamamış olmalarının bu disiplinli çalışmanın bir sonucu olduğunu hatırlatarak tüm doğaseverleri bu bilinçle hareket etmeye davet etti. Haber: Yiğit Medya Grubu Genel Koordinatörü İrem Sönmezoğlu - Editör Özlem Bayar

TARİHİ KIRILMA: İran, İngiliz Üslerini Vurdu Haber

TARİHİ KIRILMA: İran, İngiliz Üslerini Vurdu

İran Devrim Muhafızları, ABD ve İsrail’in saldırılarına destek verdiği gerekçesiyle, Güney Kıbrıs’ta bulunan ve Birleşik Krallık toprağı statüsündeki Egemen Üs Bölgelerini (Sovereign Base Areas) balistik füzelerle hedef aldı. ​56 Yıl Sonra İlk Kez: İngiliz Toprağı Ateş Hattında ​İngiltere, 1970’li yıllardan bu yana ilk kez kendi egemenlik alanı kabul edilen bir noktada doğrudan saldırıya uğradı. ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarda lojistik ve istihbarat merkezi olarak kullandığı Güney Kıbrıs’taki İngiliz üslerinin vurulması, Londra’da "savaş ilanı" olarak yorumlandı. Diplomatik kaynaklar, bu hamlenin İngiltere’nin savunma doktrinini kökten değiştirebileceğini belirtiyor. ​İran: "Yedi Düvele Karşı" Direniş ​Tahran yönetimi, sadece İsrail ve ABD ile değil; İngiltere, Katar, Birleşik Arab Emirlikleri ve Bahreyn gibi geniş bir koalisyona karşı aynı anda cephe açmış durumda. Bölgedeki askeri uzmanlar, İran’ın bu stratejisini "gerçek anlamda bir yedi düvel savaşı" olarak adlandırıyor. ​İran kanadından yapılan açıklamalarda, "Kutsal topraklarımızı ve liderlerimizi hedef alan her türlü lojistik destek noktası, nerede olursa olsun meşru hedefimizdir" denilerek, Batılı güçlerin bölgedeki tüm varlıklarına yönelik tehdit mesajı yinelendi. ​Bölgesel ve Küresel Kaos Kapıda ​Güney Kıbrıs’taki patlama sesleri, Akdeniz’in doğusunda büyük bir paniğe yol açarken; NATO ve Avrupa Birliği acil kodla toplandı. ​Askeri Boyut: Hayber Şiken füzelerinin bu denli geniş bir coğrafyada, hava savunma sistemlerini aşarak stratejik noktaları vurması, Batı’nın askeri üstünlüğünü tartışmaya açtı. ​Siyasi Boyut: İngiltere’nin saldırıya uğraması, NATO’nun 5. Maddesi’nin işletilip işletilmeyeceği sorusunu gündeme getirdi. ​Sonuç: Bilinmeze Doğru Bir Yolculuk ​İran’ın bu devasa risk hamlesi, Orta Doğu’daki vekalet savaşlarının sona erdiğini, artık doğrudan ve çok cepheli bir dünya savaşı provasının yaşandığını kanıtlıyor. Hamaney’in kaybı sonrası kontrolü ele alan sertlik yanlısı kanadın, geri adım atmaya niyeti olmadığı görülüyor. Haber: Yiğit Medya Grubu Editörü Özlem Bayar

BUTTİM’de Küresel Dönüşümün Öncüsü: Gülten Demir Varol Haber

BUTTİM’de Küresel Dönüşümün Öncüsü: Gülten Demir Varol

"BUTTİM Global Connect" vizyonuyla dijitalleşme ve ihracat odaklı bir süreci başlatan Varol, merkezin sadece Bursa’nın değil, dünyanın referans aldığı bir marka haline gelmesini hedefliyor. Bursa ekonomisinin can damarlarından biri olan BUTTİM’de değişim rüzgarları esiyor. Merkezin ilk kadın başkanı seçilen Gülten Demir Varol, göreve gelişinin ardından hayata geçirdiği projeler ve gelecek vizyonuna dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ticaretin sadece metrekare yönetmek olmadığını vurgulayan Varol, BUTTİM’i fiziksel sınırların ötesine taşıyacak stratejik adımları paylaştı. Geleneksel Ticaretten Küresel Üsse: "BUTTİM Global Connect" BUTTİM’in yılların emeğini ve nesiller boyu aktarılan ticari birikimi barındıran güçlü bir kurumsal hafıza olduğunu belirten Gülten Demir Varol, bu köklü mirası geleceğin dinamikleriyle buluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Varol, "Temel hedefimiz, BUTTİM’i yalnızca fiziksel mağazaların bulunduğu bir ticaret alanı olmaktan çıkarıp, dijital ve fiziksel deneyimin bir arada sunulduğu yeni nesil bir yaşam ve ticaret merkezine dönüştürmektir" dedi. Bu kapsamda hayata geçirilecek olan "BUTTİM Global Connect" vizyonu ile yerelden küresele uzanan bağların güçlendirileceğini ifade eden Varol, dijital showroomlar ve veri odaklı yönetim sistemleriyle merkezin potansiyelini dünya pazarlarına taşıyacaklarını vurguladı. Dijitalleşmede Dev Adım: "İnteraktif Wayfinding" Teknolojisi E-ticaret ve dijitalleşen dünya düzeninde esnafın rekabet gücünü artırmak için somut projeler geliştirdiklerini belirten Varol, dünyayla entegre bir sistemin müjdesini verdi. Merkezin küresel navigasyonu olacak interaktif bir yön bulma (Wayfinding) sistemini hayata geçireceklerini söyleyen Varol, şu detayları paylaştı: "Geleneksel yönlendirmeyi aşan bu çözümle, üç boyutlu dijital haritalandırma teknolojisi sayesinde ziyaretçilerimiz aradıkları mağazaya anında ulaşabilecek. Hatta firma talep ederse, müşteriler mağaza içini ve ürünlerini dijital ortamda gezebilecek. Bu sistemle BUTTİM, sabah kepenk açtığında sadece Bursa'ya değil, tüm dünyaya açılmış olacak". "Kadın Liderliği, Operasyona Nezaket ve Disiplin Katıyor" BUTTİM tarihinin ilk kadın yönetim kurulu başkanı olmanın kendisi için bir unvandan öte büyük bir sorumluluk olduğunu ifade eden Varol, kadın titizliğinin ve çok yönlü düşünme yeteneğinin kurumsal süreçlere "nezaket ve disiplin" kattığını belirtti. Varol, "Ben her işin hızlı, planlı ve kontrollü yürütülmesi gerektiğine inanırım. Disiplin tek başına yeterli değildir, burada nezaket ve birleştirici empati devreye girer" diyerek yönetim anlayışını özetledi. Genç kadın girişimcilere de bir "anahtar" sunmayı amaçladığını belirten Varol, "Eğer bir genç kadın 'Ben de yapabilirim' diyebiliyorsa, gerçek başarı orada ortaya çıkar. Ticarette başarı cinsiyetle değil; akıl, çalışkanlık, vizyon ve disiplinle belirlenir" ifadelerini kullandı. Denge ve İçsel Huzur: "Makalmar Geçicidir, İnsan Kalıcıdır" Yoğun iş temposu ile içsel huzuru arasındaki dengeyi nasıl sağladığına dair soruyu yanıtlayan Varol, iş ve özel hayat sınırlarını net bir şekilde ayırdığını söyledi. Önemli kararlar alırken verilerin yanı sıra sezgilerine de kulak verdiğini belirten Varol, "Güç ve otorite ile kendi yalın benliğiniz arasındaki çizgiyi nerede koruyorsunuz?" sorusuna ise şu etkileyici yanıtı verdi: "Makamlar geçicidir; insan kalıcıdır. Ben gücün makamdan gelmediğine inanıyorum; gerçek güç iletişimde, empati kurabilmede ve insan olabilmektedir. Görevim sona erdiğinde sadeliğimle yürüyebiliyorsam, doğru yerde durmuşum demektir". Gelecek Projeksiyonu: Özgüvenli ve Düşünen Bir BUTTİM Görev süresi sonunda nasıl bir miras bırakmak istediğini anlatan Varol, sadece fiziksel bir alan değil, vizyon ve cesaretle hareket eden bir ekosistem yaratmak istediğini vurguladı. Varol, "Amacım, iki yılın sonunda daha özgüvenli, daha kurumsal ve geleceğe inanan, düşünen ve birlikte büyüyen bir topluluk yaratmaktır. Herkesin 'Değdi' diyebildiği bir BUTTİM bırakmak en büyük dileğimdir" diyerek sözlerini noktaladı. Haber: Yiğit Medya Grubu Genel Koordinatörü İrem Sönmezoğlu - Editör Özlem Bayar

Bursa’da Eğitimin Kalbi Tarih ve Maneviyatla Attı: Ulu Cami’de Özel Buluşma Haber

Bursa’da Eğitimin Kalbi Tarih ve Maneviyatla Attı: Ulu Cami’de Özel Buluşma

Şehir ve Kültür Akademisi ile "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri kapsamında, Bursa’nın sembolü Ulu Cami’de kapsamlı bir anlatım programı gerçekleştirildi. ​Tarihin Tanıklığında Bir Akşam ​Turist rehberi Cem Kara’nın anlatımıyla gerçekleşen etkinlikte, katılımcı öğretmenler Bursa Ulu Cami’nin mimari detaylarından hat sanatının derinliklerine kadar pek çok konuda yerinde bilgi alma fırsatı buldu. Kara, caminin sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda Osmanlı Devleti’nin ruhunu ve vizyonunu yansıtan bir abide olduğunu vurguladı. "Cumhur Müezzinliği" Geleneği Yaşatıldı ​Ramazan ayının manevi atmosferine uygun olarak düzenlenen programın en dikkat çekici başlıklarından biri "Cumhur Müezzinliği" oldu. Osmanlı’dan günümüze miras kalan ve toplu halde icra edilen müezzinlik geleneğinin inceliklerinin paylaşıldığı etkinlikte, cami musikisinin ve ritüellerin eğitimciler üzerindeki etkisi büyüktü. ​Akademiden Kültürel Miras Vurgusu ​Bursa Öğretmen Akademileri yetkilileri, bu tür etkinliklerin öğretmenlerin şehre olan aidiyet duygusunu güçlendirdiğini ve elde edilen bu kültürel birikimin sınıflarda öğrencilere aktarılmasının hedeflendiğini belirtti. Ramazan ayının ruhuna uygun olarak planlanan program, öğretmenlerin yoğun katılımı ve memnuniyetiyle sona erdi. Haber: Yiğit Medya Grubu Editörü Özlem BAYAR

Tüm Çay-İş Yönetiminden Bursa’da Çarpıcı Açıklamalar Haber

Tüm Çay-İş Yönetiminden Bursa’da Çarpıcı Açıklamalar

İstanbul’daki kritik temaslarının ardından Bursa’ya çıkarma yapan Tüm Çay-iş Sendikasının yönetimi, kentteki köklü medya kuruluşlarından Bursa.news, Osmangazi.com.tr ve Yiğit.news gazetelerinin genel merkezini ziyaret ederek gündeme damga vuracak açıklamalarda bulundu. Ziyaret sırasında mevcut sendikal düzeni sert bir dille eleştiren Gümüşler, işçinin sadece kağıt üzerinde değil, hayatın her alanında korunması gerektiğini vurguladı. Lütfü Gümüşler, özellikle ekonomik dar boğazda işçilerin mahrum bırakıldığı sosyal haklar üzerinde durarak banka promosyonları ve yardımlar konusundaki adaletsizliğe dikkat çekti. Neden sadece yüksek gelir gruplarının promosyon avantajlarından yararlandığını sorgulayan Gümüşler, bankaların Ramazan ayı gibi manevi dönemlerde dahi işçilere koli desteği sunmamasını eleştirdi. Bu durumun bir hak gaspı olduğunu ifade eden Gümüşler, sendika olarak bu adaletsizliğin peşini bırakmayacaklarını ve işçinin emeğinden doğan her kuruşun hesabını soracaklarını belirtti. Tüm Çay-İş Sendikası’nın kuruluş felsefesinin şeffaflık üzerine inşa edildiğini anlatan Gümüşler, diğer sendikalarda tüzüklerin işçiden saklandığını ancak kendi sendikalarında her maddenin kamuoyuna açık olduğunu dile getirdi. Özellikle yemek firması çalışanlarının bu şeffaflık nedeniyle yoğun bir üyelik talebinde bulunduğunu söyleyen Lütfü Gümüşler, işçinin her zaman yanında duran bir yapı kurduklarını ifade etti. Rize’de temelleri atılan sendikanın, bazı sendikaların büyük çay firmalarıyla girdiği haksız ilişkilere bir tepki olarak doğduğunu hatırlatan Gümüşler, "Biz diğer sendikalar gibi insanlara kasko değil, onlara bizzat garanti oluyoruz" diyerek iddialı bir duruş sergiledi. Sendikanın vaat ettiği sosyal projeler ise alışılagelmiş sendikacılık anlayışının çok ötesine geçiyor. Gümüşler, Türkiye’de hiçbir sendikanın vermediği burs desteğini başlatacaklarını müjdeleyerek işçinin ailesine de dokunacaklarını belirtti. İşçinin en zor anında yanında olmayı vadeden Tüm Çay-İş, hastalanan üyesine ambulans göndermekten, vefat durumunda cenaze işlemlerini üstlenmeye kadar geniş bir hizmet ağı kurmayı planlıyor. Ayrıca işçilerin yüksek maliyetler altında ezilmeden dünya evine girebilmesi için özel bir düğün salonu inşa edileceğini ve yüksek banka faizlerine karşı işçileri koruyacak, kendi kartıyla alışveriş imkanı sunan bir market zincirinin hayata geçirileceğini duyurdu. Bursa’daki işçilere yönelik bir iftar sofrasının bile kurulmamış olmasını üzüntüyle karşıladığını ifade eden Lütfü Gümüşler, tüm emekçilere birlik çağrısında bulundu. Haklarını korumak isteyen tüm çalışanların e-Devlet üzerinden 613 kodlu Tüm Çay-İş Sendikası'na kolayca üye olabileceğini belirten Gümüşler, mesajını şu sözlerle tamamladı: "Gelin beraber birlik olalım; sizin olanı size geri vermek için omuz omuza mücadele edelim." Haber: Yiğit Medya Haber Merkezi: İrem Sönmezoğlu - Özlem Bayar

EMADDER’den ‘Bağımsızlık’ Vurgusu: “Tek Muhatap Biziz” Haber

EMADDER’den ‘Bağımsızlık’ Vurgusu: “Tek Muhatap Biziz”

Uğurlu, EMADDER’in hiçbir çatı kuruluşa bağlı olmadığını ve mücadelenin tek bağımsız adresi olduğunu vurguladı. ​Kademeli emeklilik düzenlemesi bekleyen binlerce vatandaşın gözü kulağı Ankara’dayken, saha çalışmalarını yürüten en büyük sivil toplum kuruluşu olan EMADDER’den "kurumsal kimlik" çıkışı geldi. Dernek Başkanı Mihriban Uğurlu’nun sosyal medya hesaplarından paylaştığı yönetim kurulu duyurusunda, derneğin adının başka yapılarla yan yana getirilmesinden duyulan rahatsızlık dile getirildi. ​"Hiçbir Federasyonla Bağımız Yoktur" ​Yapılan açıklamada, EMADDER’in tamamen bağımsız bir tüzel kişilik olduğunun altı çizilerek şu ifadelere yer verildi: ​"Emeklilikte Adalet Derneği, herhangi bir kurum, kuruluş, federasyon veya konfederasyon ile organik, resmî veya fiilî hiçbir bağa sahip değildir. Kuruluşumuzdan bu yana kademeli emeklilik mücadelesini, federasyon yapısı altında değil, kendi güçlü tüzel kimliğimizle sürdürüyoruz." ​Algı Karmaşasına Karşı Uyarı ​Son dönemde sosyal medyada "kademeli emeklilik" adı altında faaliyet gösteren farklı grupların kamuoyunda yanlış bir muhataplık algısı oluşturduğuna dikkat çekilen duyuruda, dezenformasyona karşı dikkatli olunması çağrısı yapıldı. ​Açıklamanın devamında şu detaylar paylaşıldı: ​Resmî Kanallar: Dernek adına yapılacak tüm temas ve görüşmeler yalnızca resmî yönetim tarafından yürütülmektedir. ​Bağlayıcılık: Resmî kanallar dışındaki hiçbir beyan veya paylaşım EMADDER’i bağlamamaktadır. ​Muhataplara Çağrı: Basın mensupları ve siyasi makamların, hatalı eşleşmelerin önüne geçmek adına derneğin kurumsal kimliğini esas alması rica olunur. ​Mücadele Kararlılığı ​EMADDER Yönetim Kurulu, açıklamasını "kademeli emeklilik mücadelesini yürüten en geniş ve en güçlü sivil toplum yapısı" olduklarını hatırlatarak noktaladı. Derneğin, önümüzdeki günlerde hak arayışı sürecine dair kendi resmî takvimi üzerinden bilgilendirmelere devam edeceği öğrenildi. Yiğit Medya Grubu Editörü Özlem BAYAR

2026 Yılı Fitre Bedeli Belirlendi Haber

2026 Yılı Fitre Bedeli Belirlendi

Buna göre 30 günlük fitre bedeli ise 7 bin 200 TL olarak hesaplandı. Açıklanan rakam, kamuoyunda fitrenin bir kişinin günlük temel gıda ihtiyacını karşılayıp karşılamadığı yönünde tartışmaları da beraberinde getirdi. Güncel dışarıda yemek fiyatları dikkate alındığında, 240 TL ile bir günün ancak asgari düzeyde geçirilebildiği görülüyor. Sabah simit ve çay, öğle yemeğinde çorba ve ekmek, akşam ise yalnızca dürüm tüketildiğinde günlük harcama tutarı minimum 240–260 TL bandına ulaşıyor. Uzmanlar, bu şekilde beslenmenin açlıktan bayılmadan bir günü geçirmeye yetebileceğini ancak uzun vadede sağlıklı ve dengeli bir beslenme sağlamadığını belirtiyor. Protein alımının yetersiz kalması durumunda bağışıklık sisteminin zayıflayabileceği, enerji düşüklüğü ve sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceği ifade ediliyor. Öte yandan Türkiye’de dört kişilik bir aile için açıklanan açlık sınırının 31 bin 224 TL civarında olduğu hatırlatılırken, kişi başına düşen günlük gıda harcamasıyla fitre tutarı arasındaki fark dikkat çekiyor. Bu tablo, günlük 240 TL’lik fitre bedelinin bir kişinin sağlıklı beslenme ihtiyacını ne ölçüde karşılayabildiği sorusunu yeniden gündeme taşıyor. Fitre miktarının dini ölçüler açısından alt sınırı temsil ettiği vurgulanırken, ekonomik koşullar ve artan yaşam maliyetleri karşısında açıklanan rakamın yeterliliği kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Yiğit Medya Grubu Editörü Özlem Bayar

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.