Bursa’da yaşamak, her sabah Uludağın heybetine bakıp akşam sanayinin çarkları arasında eve dönmek demektir. Ancak son yıllarda bu döngüde bir şeylerin eksildiğini hissediyoruz. Beton bloklar yükseldikçe, ruhumuzun nefes aldığı o yeşil boşluklar daralıyor. Peki, sadece şehri mi kaybediyoruz, yoksa kendi içsel huzurumuzu mu?
Bilinçaltımız doğa ile kodlanmıştır. Kök çakramızın tam olarak çalışması için toprağa ihtiyacımız var. İnsan ruhu için yeşil, sadece bir renk değildir. Aynı zamanda güven, yenilenme ve yaşam enerjisidir. Bursa gibi hızlı büyüyen şehirlerde doğa yoksunluğu dediğimiz bir durumla karşı karşıya kaldık. Gri binalar arasında sıkışan zihnimiz, aslında kök salacak bir toprak, sığınacak bir ağaç gövdesi arıyor. Unutmayıni bilinçaltımızda doğa annedir. Ondan koparsak öksüz kalır, kendimizi kaygılı ve köksüz hissederiz.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İrem Sönmezoğlu
Doğa Annemizdir
Bursa’da yaşamak, her sabah Uludağın heybetine bakıp akşam sanayinin çarkları arasında eve dönmek demektir. Ancak son yıllarda bu döngüde bir şeylerin eksildiğini hissediyoruz. Beton bloklar yükseldikçe, ruhumuzun nefes aldığı o yeşil boşluklar daralıyor. Peki, sadece şehri mi kaybediyoruz, yoksa kendi içsel huzurumuzu mu?
Bilinçaltımız doğa ile kodlanmıştır. Kök çakramızın tam olarak çalışması için toprağa ihtiyacımız var. İnsan ruhu için yeşil, sadece bir renk değildir. Aynı zamanda güven, yenilenme ve yaşam enerjisidir. Bursa gibi hızlı büyüyen şehirlerde doğa yoksunluğu dediğimiz bir durumla karşı karşıya kaldık. Gri binalar arasında sıkışan zihnimiz, aslında kök salacak bir toprak, sığınacak bir ağaç gövdesi arıyor. Unutmayıni bilinçaltımızda doğa annedir. Ondan koparsak öksüz kalır, kendimizi kaygılı ve köksüz hissederiz.