Bursa, sadece fabrikaları ve tarihi binaları değil, asırlık çınarları, termal suları ve kadim maneviyatıyla aslında devasa bir enerji merkezidir. Peki, biz bu hız çağında şehrin bu frekansına ne kadar uyumlanabiliyoruz? Yoksa kendi içimizdeki enerji merkezleri, yani çakralarımız, şehrin beton gürültüsünde bloke mi oluyor?
Vücudumuzdaki yedi ana enerji merkezi, sadece spiritüel birer terim değildir. Fiziksel ve duygusal sağlığımızın da yönetim merkezidir. Örneğin, Bursa gibi yoğun iş temposuna sahip bir şehirde en çok kök çakramız yara alıyor. Gelecek kaygısı, güven eksikliği, doğa yoksunluğu… Bizi köklerimizden koparıyor. Oysa Bursa’nın ormanlarına adım atmak, aslında köklerimizi yeniden toprağa bağlamak ve hayata karşı güven tazelemektir.
Bioenerji, evrende var olan yaşam enerjisinin bedenimize aktarılmasıdır. Çoğu zaman kendimizi yorgun ve nazar değmiş gibi hissetmemizin sebebi, enerji alanınızdaki yırtıklar ve tıkanıklıklardır. Şehrin stresi, bu enerji akışını kesme konusunda büyük rol oynar. Bir bilinçaltı ve bioenerji uzmanı olarak biliyorum ki; bastırdığımız her öfke mide ve kök; çözemediğimiz her korku, kök çakramızı harap edecektir.
Bursa, şifalanmak için ihtiyacımız olan tüm elementleri bize altın tepside bir hediye gibi sunuyor. Uludağ’ın eteklerinde yürüyerek negatif iyonlardan kurtulabilir, termal sularla sadece bedenimizi değil, duygusal alanı da temizleyebilir, ormanların oksijeniyle ciğerlerimizi ferahlatabiliriz.
Hadi şimdi bir uygulama yapalım. Derin bir nefes alın. Omurganızın en altından tepe noktanıza kadar bir ışık hüzmesinin yükseldiğini hissedin. O parlak ışığın tüm çakra merkezlerinize nüfuz ederek enerjinizi yenilediğini imajine edin. Ellerinizi göğüs hizanızda birleştirerek avuç içlerinizi birbirine sürtmeye başlayın. Isı hissettiğinizde o vücudunuzun etrafında oluşturduğunuz ışığın avuç içlerinize dolduğunu hayal ederek ellerinizi açın ve ayalarınızı vücudunuzda gezdirerek şifa enerjisini çakralarınıza yaydığınızı hissedin. Unutmayın, ruhunuzun frekansı ne kadar yüksekse, hayatınıza çekeceğiniz enerjiler de o kadar parlak olacaktır.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İrem Sönmezoğlu
Köklerimizi Hayata Bağlamak
Bursa, sadece fabrikaları ve tarihi binaları değil, asırlık çınarları, termal suları ve kadim maneviyatıyla aslında devasa bir enerji merkezidir. Peki, biz bu hız çağında şehrin bu frekansına ne kadar uyumlanabiliyoruz? Yoksa kendi içimizdeki enerji merkezleri, yani çakralarımız, şehrin beton gürültüsünde bloke mi oluyor?
Vücudumuzdaki yedi ana enerji merkezi, sadece spiritüel birer terim değildir. Fiziksel ve duygusal sağlığımızın da yönetim merkezidir. Örneğin, Bursa gibi yoğun iş temposuna sahip bir şehirde en çok kök çakramız yara alıyor. Gelecek kaygısı, güven eksikliği, doğa yoksunluğu… Bizi köklerimizden koparıyor. Oysa Bursa’nın ormanlarına adım atmak, aslında köklerimizi yeniden toprağa bağlamak ve hayata karşı güven tazelemektir.
Bioenerji, evrende var olan yaşam enerjisinin bedenimize aktarılmasıdır. Çoğu zaman kendimizi yorgun ve nazar değmiş gibi hissetmemizin sebebi, enerji alanınızdaki yırtıklar ve tıkanıklıklardır. Şehrin stresi, bu enerji akışını kesme konusunda büyük rol oynar. Bir bilinçaltı ve bioenerji uzmanı olarak biliyorum ki; bastırdığımız her öfke mide ve kök; çözemediğimiz her korku, kök çakramızı harap edecektir.
Bursa, şifalanmak için ihtiyacımız olan tüm elementleri bize altın tepside bir hediye gibi sunuyor. Uludağ’ın eteklerinde yürüyerek negatif iyonlardan kurtulabilir, termal sularla sadece bedenimizi değil, duygusal alanı da temizleyebilir, ormanların oksijeniyle ciğerlerimizi ferahlatabiliriz.
Hadi şimdi bir uygulama yapalım. Derin bir nefes alın. Omurganızın en altından tepe noktanıza kadar bir ışık hüzmesinin yükseldiğini hissedin. O parlak ışığın tüm çakra merkezlerinize nüfuz ederek enerjinizi yenilediğini imajine edin. Ellerinizi göğüs hizanızda birleştirerek avuç içlerinizi birbirine sürtmeye başlayın. Isı hissettiğinizde o vücudunuzun etrafında oluşturduğunuz ışığın avuç içlerinize dolduğunu hayal ederek ellerinizi açın ve ayalarınızı vücudunuzda gezdirerek şifa enerjisini çakralarınıza yaydığınızı hissedin. Unutmayın, ruhunuzun frekansı ne kadar yüksekse, hayatınıza çekeceğiniz enerjiler de o kadar parlak olacaktır.