SON DAKİKA
Hava Durumu

Şifalanmayan Anne, Yorgun Kız Çocuğu

Yazının Giriş Tarihi: 16.02.2026 11:02
Yazının Güncellenme Tarihi: 16.02.2026 11:03

Bir kız çocuğu dünyaya geldiğinde yalnızca bir bedene değil, bir hikâyeye de doğar. O hikâye annenin sesinde, bakışında, suskunluğunda saklıdır. Annenin yarım kalmış cümleleri, içine gömdüğü duyguları, bastırdığı hayalleri… Hepsi fark edilmeden kız çocuğunun omuzlarına bırakılır.
Şifalanmamış bir anne, kötü bir anne değildir. Ama yaralı bir annedir. Kendi ihtiyaçlarını yıllarca ertelemiş, “önce başkaları” demeyi öğrenmiş, güçlü olmak zorunda kalmış bir kadındır. Kırıldığında susmuş, yorulduğunda devam etmiş, ağladığında bile özür dilemiştir. Ve çoğu zaman bunun farkında bile olmamıştır.
Kız çocuğu bu hali görerek büyür. Sevginin fedakârlıkla, değerin susmakla, kadın olmanın katlanmakla eş anlamlı olduğunu öğrenir. Annesinin yüzündeki yorgunluğu hisseder ama adını koyamaz. Sadece içten içe bir sorumluluk duygusu gelişir: “Annem üzülmesin”, “Ben güçlü olayım”, “Ben idare edeyim.”
İşte yorgun kız çocuğu tam burada doğar.
Bu kız çocuğu erken büyür. Yaşıtlarından önce olgunlaşır. Duyguları taşır, ortamı okur, herkesi idare etmeye çalışır. Kendi ihtiyacını fark etmesi zordur çünkü başkalarının ihtiyacına ayarlanmıştır. Yorulduğunu söylemek bile ona bencillik gibi gelir.
Zaman geçer, kız çocuğu büyür. Ama içindeki yorgunluk büyümekle geçmez. İlişkilerinde hep veren olur. Sınır çizmekte zorlanır. “Hayır” dediğinde suçluluk hisseder. Güçlü görünür ama içten içe tükenir. Çünkü taşıdığı yük kendi yükü değildir yalnızca; nesilden nesile aktarılan bir yüktür.
Şifalanmayan anne, farkında olmadan kızına şu mesajı verir:
“Kadın olmak zor.”
“Yük taşımak normal.”
“Susmak güvenlidir.”
Oysa hiçbir anne bunu bilerek yapmaz. Çünkü anneler de bir zamanlar yorgun kız çocuklarıydı.
Bu döngü ancak farkındalıkla kırılır. Bir annenin kendine dönmesiyle… Kendi yarasına bakmasıyla… “Ben ne yaşadım?” diye sormasıyla… Şifalanan anne, kızına öğüt vermez; örnek olur. Kendini seçtiğinde, kızına da kendini seçme izni verir.
Ve belki de en güçlü şifa buradan başlar:
Anne kendi yükünü bıraktığında, kız çocuğu ilk kez hafifler.
Şifalanan bir anne, sadece kendini değil; kızını, onun geleceğini ve henüz doğmamış nesilleri de iyileştirir. Çünkü bir kadın iyileştiğinde, yük değil, özgürlük aktarır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.