SON DAKİKA
Hava Durumu

Bir Bitkiyle Konuşmak

Yazının Giriş Tarihi: 16.02.2026 10:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 16.02.2026 10:05

Bir bitki, çiçek ya da ağaçla hiç konuştunuz mu?

Çoğu insana bu soru tuhaf gelebilir.

Ama benim için hayatın en doğal hallerinden biri. Ben küçükken annemin çiçekleriyle konuştuğuna defalarca şahit oldum. Saksıların önünde durur, yapraklarını okşar, “güzel çiçeğim, akıllı çiçeğim nasıl da güzel açarmış annesine , aferin benim güzellerime, der. Onların yapraklarını sever ve okşardı. Sonra dönüp bana şöyle söylerdi: "Onlara şefkatle dokunur, tatlı konuşursan açtıkları her çiçekte sana teşekkür ederler."

Çocuk aklımla buna biraz şaşırırdım. Ama sonra görürdüm ki annemin çiçekleri gerçekten coşardı. Sardunyalar daha dolgun, menekşeler daha canlı görünürdü. O zaman bunun bilimini bilmiyordum; ama sevgiyi hissediyordum. Bugün bir orman yüksek mühendisi, bir peyzaj uygulayıcısı ve bir anne olarak bahçeme her girdiğimde aynı şeyi yapıyorum. Bitkilerimi sevgiyle karşılıyorum. Yeni diktiğim bir fidanın yanına eğilip “Hoş geldin,” diyorum. Budama yaptığım ağaca “Seni hafifletiyorum ki daha güçlü ol,” diye fısıldıyorum.

Biliyorum…

Belki bir kısmınız gülümsedi. Ama sahada yıllardır gözlemlediğim bir şey var: İlgi gösterilen bitki ile ihmal edilen bitki arasında sadece su ve gübre farkı yok. Dokunuş farkı var. Dikkat farkı var. Niyet farkı var. Bitkiler duyar mı? Bilim, titreşimlere tepki verdiklerini, çevresel uyaranları algıladıklarını söylüyor. Ben ise şunu biliyorum: Biz konuşurken aslında kendi kalbimizi yumuşatıyoruz. Ve yumuşayan kalp daha özenli bakıyor. Bahçemde her sabah küçük bir tur atarım. Yapraklara bakarım. Toprağın nemini hissederim. Kuruyan bir dalı görürsem üzülürüm. Yeni çıkan bir tomurcuğu fark ettiğimde içim sevinçle dolar. Bazen çocuklarım yanımda oluyor. Onlar da eğilip çiçeklere bir şeyler anlatıyor. O an annemi hatırlıyorum. Nesiller arasında görünmeyen bir bağ gibi… Sevgi ve toprak üzerinden aktarılıyor. Bursa’nın “Yeşil” diye anılması sadece orman yüzölçümünden dolayı değil belki de. Belki de bu şehir, yıllarca çiçekleriyle konuşan kadınların şehri olduğu için yeşil. Bir ağacın gövdesine yaslandınız mı hiç? Rüzgârda yaprak sesini dinlediniz mi? Bir fideyi toprağa koyarken içten bir dilek tuttunuz mu? Ben tutuyorum. Çünkü biliyorum ki doğa, sevgi dilini anlıyor. Belki bitkiler bizim kelimelerimizi duymuyor. Ama niyetimizi hissediyor.Ve belki de asıl mesele şu: Onlarla konuşurken aslında kendimizle konuşuyoruz.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.